OKUMA KÜLTÜRÜ VE YEREL GAZETELER

OKUMA KÜLTÜRÜ VE YEREL GAZETELER
02 Eylül 2013 - 09:54

 

Türkiye'de gazete okuma kültürü neredeyse yok denecek az durumda. Gazeteler hayatımızda önemli bir yerde, kimi zaman bir marketin önünden geçerken gördüğümüz gazete manşetleri illaki dikkatimizi kendine çekiyor, kimi zaman da bir mekanda otururken pat diye önümüzde bitiyor.

Öyle ki, çok insan tanıyorum ilçesinde yayım yapan yerel gazeteleri bilmiyor. Bazılar cahilliği daha da ileri taşıyor ve masasında otururken dağıtımcılar tarafından ayağına kadar gelen ücretsiz yerel gazeteyi “Al kardeşim masamdam” diyerek geri gönderiyor. Evet bu ve bunun gibi çok kişiye şahit oldum ben.

Şimdi bu mantıkla gidildiğinde, yerel gazete okumayan, yerel haber izlemeyen ve yerel radyo dinlemeyen kent halkını siz neye benzetmek isterseniz ona benzetin. Çünkü kentinden habersizlerce yaşamaya çalışan bu insanlar, ilerleyen zamanlarda yerel yönetim ve idari kurumlardan kaynaklı bir sorunla karşılaştıklarında sudan çıkmış balığa benziyorlar.

Niye mi? Hangi kurumda neyle alaklı hangi işler yapılıyor. Hangi sorunda nereye başvurulur, kime ne şikayeti yapılır, mülki amirler kimdir bilmiyor. Bunları da bir kenarı bırakın, kentinde hangi projeler yapılıyor, hangi hizmetlerden faydalanabilir, ya da ödediği vergiler nerelere veya kimlere gidiyor bunu bile öğrenmekten aciz insan tipleri bunlar. Üstüne üstlük bu eksikliklerini ayağına kadar gelen yerel gazeteyi okuyarak kapatabilecek imkanlara sahipken.

Kişi kendine karşı sorumlu olmalıdır, ki bu da yaşadığı kentin sesine kulak tıkamamak ve sırt çevirmemekle olabilecek bir olgudur. Sorunları çözmek, sorunu kabul etmekle başlar. Önce bunu kabul edelim. Bunun ilk adımı genel anlamda toplumsal çözümlerin hayata geçirilmesiyle atılabilir. Şimdi daha yeni yeni bir kaç yerel yönetici bu sistemi kavrayarak projelendirmeye başladı.

Bu hususta yerel gazetelere de çok iş düşüyor. Çünkü halkın haber almasında başrol oynayan yerel gazete, o bölge halkının birinci dereceden takip etmesi gereken ve de kendisine en yakın gelişmeleri içeren kaynak niteliğindedir. Fakat yerel gazetelerimizin mali açıdan zayıf olmaları ve halkın bu gazetelere talebinin az olmasından dolayı, ayakta durmakta bir hayli zorlandığı aşikar. 

Konunun başına dönecek olursak hem halkın okuma şevkini kamçılamak hem de yerel gazeteleri hak ettikleri niteliğe kavuşturabilmek için her vatandaşımızın bulunduğu bölgedeki yerel gazeteleri sahiplenmesi gerektiği tezini savunuyorum.

Eminim bununla birlikte hükümet de üzerine düşen görevi yerine getirerek yerel gazeteleri düzene sokacak yasal düzenlemeleri hayata geçirecektir. Bunu yapmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor. Çünkü, yerel gazetelerin kendi aralarında bu konularla zıtlaşması doğal olarak halka olumsuz olarak  yansıyor ve mesleğin yerel ayağını uçuruma yönlendiriyor. Ve eğer yerel basın diye ayırdığımız bu olgu uçuruma giderse dönüşü olmaz.

“YARIN, sizlerle güzel olacak”

YORUMLAR

  • 0 Yorum